Topuk Yaylası Göleti
2/6/2008
Foto By Can Arda 31 MAYIS 2008
Mor renkli orman gülleri, çam ormanı içinde gözünüzü okşarken havanın temizliği, kokusu fark ediliyor. Nefes aldığınızı bile unutuyorsunuz.
Yaz ve bahar aylarında kullanılabilir hafif tozlu yol araçla ve motosikletle gezi imkânı veriyor.Gölün içinde aynalı sazan ve kadıncık denilen Hollanda sarısı biraz kılçıklı balıklar yaşıyor, tava ve ızgarasının lezzetli olduğu anlatılıyor. Göletin yakınında bulunan köy Giresun kökenli olup 150-200 senelik bir maziye sahip. Hayvancılık ve ormancılıkla ilgileniyorlar.
Gölün derinliği 1 ila 12 metre arası değişiyor. Dip çevre çimen dokusu olarak devam ediyor. Denizden yüksekliği 1300 metre olan göl çevresinde iklim, gezilere 15 Nisandan Kasım sonuna dek izin veriyor. Yol köy hizmetleri tarafından sürekli açık tutuluyor. 2000 yılında göl yüzeyi 50- 60 cm kalınlıkta buz tutmuş. Bir ayı balık yakalamak için göle inmiş, buzun ince yerinde yüzey çatlamış ayı açılan delikten gölün içine düşüp kaybolmuş. Buzun altında 200 metre yüzüp sığ kıyıda yerden aldığı güçle alttan omuzlayıp yüzeydeki buzu kırıp kaçmış. Köylüler kurtulduğunu izlerden anlamışlar. Akşamın sakin saatlerinde su içmeye inen geyik ve karacalar oldugu soyleniyor.
KAMPIMIZ
Geceyi geçireceğimiz alani belirledikten sonra hep beraber hararetli bir çalismaya basladik.Can ve Ben ateş icin hazirliklar yaparken Hale ve Orhan çadir düzenlemelerini ve yemek hazirliklarini yaptılar...



Eeeeee..... cadirlar ve ateş hazır olduguna gore hepimiz mutluyuz ve sıra geldi yemek yemeyee

Yemekler yendi,sofra toplandı artık sefa yapma zamanııı...Şimdi artık cay içicez ve kurbağa sesleri arasinda sohbet edicez



Gercekten Harika bir yer Topuklu Yaylasi ama sanırım biz biraz erken geldik ve daha sezon acılmamıs.Koca gölün etrafında tek çadır kuran bizdik ve itiraf etmek gerekirse biraz tırstık...Aramizda tırsmayan bir kisi vardi ki Orhan ona SURVİVOR lakabını uygun gördü o kişide Can dı.Gece boyunca bizim tedirginliğimizi bastirmaya çalıştı...En önce gidip yatan da Can oldu.Gece boyunca ates basında birbirimize geçmiş zaman hikayeleri anlattık.Zaman zaman tırstık ,zaman zaman güldük...


Güzel ve bizim için Tedirgin (Survivor icin degil ) bir geceden sonra, bu işin en keyifli kısmı sabah uyanma ve yeni bir güne başalama..



Etrafta biraz yürüyüş yaptik,Can çok güzel fotolar çekti Ozan da ona asistanlik yapti bu arada Orhan ve Hale çadırlarında kalıp uyumayı ve kitap okumayı tercih etti...



Herşey çookk çookk güzeldi ve artik toparlanip gitme vakti...Haftasonu kaçamağımız bitmek üzere.Artık evimize gidip yenibir iş günü için kendimizi hzırlamamız lazım....

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!
2 yorum yazılmıştır
